LLM Zurna Dürüm
Bu gönderi diğerleri gibi olsun istediğimden emin değilim, biraz dağınık olabilir, kusuruma bakmayın.
Selam! Bu aralar fark ettim ki bundan bir zaman öncesine göre LLM'leri çok çok daha aktif olarak kullanıyorum. Hem işimde bir şeyleri geliştirmeyi hızlandırmak için hem de günlük hayatta beyin fırtınası yapmak için GPT ve Gemini gibi modelleri kullanıyorum. Sorun şu ki, bu durum bir yandan da beni rahatsız ediyor.
Tabii ki gelip diyebilirsiniz ki; Erencan, bu seni neden rahatsız ediyor ki, bu geleceğin ta kendisi! Düşününce evet, öyle olabilir.
Dotcom patlaması sırasında da gelecek internet işletmelerinde görülüyordu. Patlamanın sonucu olarak bu işletmelerin büyük bir kısmı silinip gitti ve tek tük işletmeler kaldı. Nitekim patlamanın arkasındaki neredeyse yirmi yıllık süreç içerisinde gerçekten de geleceğin internet işletmelerinde olduğu konusunda bir belirsizlik dönemi oldu, en azından benim yorumum bu şekilde. Amazon gibi işletmeler işimize yarıyor olmasına rağmen henüz gelecek hâline gelmemişti, ta ki 2020'ye kadar. Korona ile insanlar eve kapanınca ister istemez internet işletmeleri devasa bir büyüme gözlemledi. Amazon uluslararası ve özellikle Batı dünyasında ne ise Hepsiburada ve Trendyol gibi şirketler de bizim için benzeri niteliğe sahipti Amazon kadar eski olmasalar ve teknik olarak dotcom patlamasını görmemiş olsalar da. Korona dönemi büyüme patlamaları da çok farklı olmadı nitekim. Görece niş kalan elektronik ticaret sistemleri herkesin eli ayağı olmaya başladı.
Günün sonunda gelecek olan internet işletmeleri, ve dolayısıyla elektronik ticaret sistemleri, ancak iki on yıl sonrasında gelecek olduklarını insanlığa ispatlayabildi bir bakıma. Bu aralıkta gelecek diyebileceğimiz ve bu unvana çok daha hızlı kavuşan bir başka teknoloji atılımı da oldu aslında: akıllı telefonlar. Zaman algısını kolaylaştırmak için şu şekilde vereyim sıralamayı:
- Dotcom patlaması: 2000
- iPhone'un piyasaya sürülmesi: 2007
- E-ticaret patlaması: 2020
2020'ye geldiğimizde aslında çoktandır akıllı telefonlar hayatımızın en önemli parçalarından birisi hâline gelmişti. Ortaokul ve lise dönemlerimde bile akranım gençlerin telefonlarına olan bağ(ım)lılığını gözlemledim. Fakat telefon bağımlılığının da tırmanışı yine Korona ile birlikte oldu. Korona döneminde, tam o dönemlerde üniversite sınavına hazırlandığımdan ötürü en azından üniversite sınavı sonrasında, doomscrolling bağımlılığının nasıl ben dâhil çevremi avucunun içine aldığını da gözlemledim. Korona öncesi telefon bağımlılığı yeni bir seviyeye taşınmış oldu yani. Ben de son birkaç yılımı bu bağımlılıktan kurtulmak için kullandım. Yıllar içerisinde önce Instagram, sonra Ekşi Sözlük ve son olarak da görece yakın zamanda Reddit'i kullanmayı ve bu mecralarda kaydırmayı bıraktım.
İşte LLM sorunum da bu noktada başlıyor aslında. Kaydırma yaparken beynimi uyuşturabileceğim bir şeyler hâlihazırda vardı, dolayısıyla başka bir uyuşturucuya ihtiyaç duymuyordum. Fakat kaydırmayı bırakmamla birlikte beynim yeni bir uyuşturucu aramaya başladı, sonuç olarak geldiğim nokta da LLM'ler oldu. LLM'lerin beyin kimyasına olan etkisi hakkında hızla büyüyen bir literatür mevcut, ve genel bulgular ya LLM'lerin gerçekten beyne zararlı olduğu yönünde ya da nötr olduğu ve bir çıkarım yapamayacağımız yönünde. Ben açıkçası ilkini gözlemliyorum. Her ne kadar yüzeyde bir şeyler tartışıyor gibi gözüküyor olsam da aslında LLM kullanırken düşünmemin ciddi bir bölümünü taşerona vermiş oluyorum 1. Günün sonunda yine kendimi uyuşturmuş oluyorum yani.
Evet, belki de LLM'ler gerçekten gelecektir. Emin olamasam da insanlığı ve iş yapma şeklini değiştireceği biraz kesin denebilir. Geçmiş üç gün boyunca katıldığım 5. Uluslararası Uygulamalı Etik Konferansı'nda gördüğüm varsayım da buydu aslında. Herkes YZ sistemlerinin insanlığı kökten değiştireceği konusunda hemfikir, nasıl değiştireceği konusuna ise pek odaklanılmadı, daha çok bu değişimlerin insanlığa etkisi ile ahlâki olarak bir çıkış yolu var mı ve varsa ne gibi konular üzerine konuşuldu. Ama günün sonunda kökte yer alan varsayım bunun gerçekleşeceği yönünde. Bu konuda katılıyorum, insanlığı kökten değiştirecek, belki de internet kadar etkili bir buluş YZ. İnternet alışverişinin oturması ve gelecek hâline gelmesi neredeyse yirmi yıl sürdü, acaba YZ için de bu geçerli olur mu? Evet, dört paragraflık yazıyı bu cümleye gelebilmek için yazdım.
İşte tam bu noktada duraklamak istiyorum. Ben internetin içinde doğmuş biriyim, üç yaşımdan beridir bilgisayarlarla etkileşmişliğim var. İlkokuldayken ve ortaokuldayken yaşıtlarım top oynarken ben genelde Vikipedi'de geziniyordum. Şu anda da meslek olarak yazılımcıyım, yani yine bilgisayar. Hemen hemen bütün hayatım bilgisayarlar ve internet ile özdeşleşmiş durumda. Dolayısıyla internetsiz ve bilgisayarsız bir dünya benim için biraz, daha iyi bir ifade bulamadım, doğadışı kalıyor. Fakat aynısı LLM'ler için geçerli değil. Her ne kadar birçok insandan daha önce, henüz lisedeyken, GPT-2 üzerinden LLM'lerle tanışmış olsam da benim için doğal diyemem. Bu nedenle de LLM'lerin bilişsel olarak bende yarattığı etkinin görece farkındayım, ve bu etkiyi zerre sevdiğimi söyleyemem. LLM'lerle konuşarak tasarladığım programı LLM destekli kod tamamlama ile yazmak bana her ne kadar kolay gelse de, bir yandan da yanlış geliyor. Suyuma gitmek konusunda, hatta suyumuza gitmek konusunda, aşırı başarılı bir alet bu LLM'ler. İyi hissettirse de, aslında, kof.
Her ne kadar LLM ile birlikte yazılım tasarlama sorunumu çözememiş olsam da en azından kod yazma sorunumu çözmek için adım attığım için gurur duyuyorum. Artık LLM'i geçtim bütün otomatik tamamlama sistemlerinden vazgeçiyorum hobi projelerimde. Kendime çok ufak bir Neovim kurulumu hazırladım, sadece girinti ve sözdizimi renklendirmesi gibi en temel özellikleri kurdum. Plug gibi bir eklenti yöneticisi dahi kurmadım. Hobi yazılım hayatımı bu kurulum ile devam ettirmeyi düşünüyorum. Aslında benim için bu da doğal değil, ama görebiliyorum ki bunun ilginç faydaları mevcut. Örneğin, kodu çok daha düzenli yazmanızı gerektiriyor. Akıllıca hilelere başvurmak daha zor çünkü başvurduğunuz takdirde kodun okunmaz hâle gelmesi an meselesi oluyor. IDE aletlerinin karmaşık kodları aralarında dolaşılabilir kılması bir özellik olsa da insanı bir bakıma karmaşık kodları yazmaya teşvik ediyor. Madem F12'ye basınca bir sembole gidebiliyorum, neden o sembolü kolay bulunabilecek bir yere koyayım ki? Özdisiplin de bir noktaya kadar; kuldur beşer, insandır şaşar.
Fakat bu yine de benim temel sorunumu çözüyor diyemem. LLM'leri kullanmamın sebebi ne yaparsam yapayım beynimi uyuşturmak. LLM kullanmazsam başka bir şey ile bu ihtiyacımı gidermeye çalışacağım.
Velhasılı kelam, bu kadar boş yazıyı, sonuç olarak sorunun düşündüğüm yerde olmadığını yazıyı henüz yazarken fark etmek için yazdım. Ama ben veri konusunda biraz tuhaf biriyim, bu yazının kaybolmasını istemem. Zaten paylaşmak için yazmıştım, paylaşmamak için bir sebep de göremiyorum boş yapmış olmam dışında. Eh, bazen boş atmak gerekebiliyor. Belki beynimi uyuşturmak için blogumda boş atarım, kim bilir?
İngilizce outsource kelimesini nasıl çevireceğimi bilemedim, Tureng'e sorunca taşerondan hizmet almak ifadesini görünce hoşuma gittiği için benzeri bir ifade kullanmak istedim.↩